Sayfalar

8 Mart 2011 Salı

M. Nobre

Futbol severler olarak hepizmizin  unutamadığı futbol anları,futbolcu hareketleri mevcuttur.Futbolu böylesine sevmemizin nedenidir bunlar.Yaşı benim gibi 35-40 arası olanlar için, Maradona'nın İngiltereye,Baggio'nun Avusturya'ya,Van Basten'in Rusya ya attığı goller gibi.Veya Chris Waddle'ın Marsilya formasıyla ,Romario'nun PSV ve Barça formasıyla attığı çalımlar ve goller.Bu örnekleri bir sayfa boyunca uzatabilir,90 ların Avrupa ve G.Amerika'daki ülkelerden en az 3-4 futbolcu sayılabiliriz.
Bu hafta Trabzonspor maçında, Fernandes çıkıp Nobre girerken bunlar geçti aklımdan.Acaba dedim Nobre ,kaç kişiye futbolu sevdirmiştir?Mahalle maçlarında kaç kişi Nobre olmuştur?
İyi niyetinden süphem yok,ama Nobre Beşiktaş'ta Yıldız transfer zevkini sıfırlayan bir adam görüntüsünde benim için .
Son derece kaba estetikten uzak futbol stiline,bir de ,Brezilya pasaportu taşımasının verdiği heyecanla, anlamsız çalım denemeleri beni iyiden iyiye maçtan soğutuyor.
Bu yeteneğe ve katkıya rağmen verdiğimiz senelik maaş da cabası.
Zannım o ki, dünya üzerinde bu kadar paraya oynayabilen bu yetenekteki tek Brazilya'lı futbolcu.
Eli ayağı tutan kadın erkek her Brezilya'lının da bu çapta çalım atabileceğine inanıyorum.
Diyebilirsiz ki, bu kadar kötü skor ve puana rağmen ne alaka Nobre?
Tabi ki ,bu durumdan sorumludur demiyorum,ama hem oynayan hem de seyreden de futbol oynama ve seyretme isteğini öldürdüğü de bir gerçek.

25 Şubat 2011 Cuma

Dinamo Kiev - 4 BJK -0

Dün akşamki maç haftalardır ısrarla umut bağlamaya devam ettiğim Schuster bendeki son ümidi de tükettiği maçtı. İnsan Kadroda Guti ve Almeida'yı görünce ister istemez "Acaba mı"  diyor. Halbuki turu zaten ilk maçta kaybetmişin, al altyapıdan 3-4 tane genç oynat,insanlar da bu kadar hiddetlenmesin.
 Bu maçda Guti,Ernst ve Almeida'nın oynaması bence çok anlamsızdı.
Sahada ayakta kalan tek isim Necip'di. Neden? Çünkü gençti,hırslıydı.Eminim altyapıdan 3-4 futbolcu daha olsaydı onlar da mücadele ederdi.
Ama tecrübeli her futbolcu zaten turu kaybettiğinin bilincinde olduğundan,kerhen oynadı.Onlara kızmak imkansız, bende muhtemelen aynı psikolojide oynardım.
Schuster'in getirmek istediği oyun düzeni benim de hayalim, ama sanırım artık zorlamakta fayda yok.Sene sonuna kadar klasik Türk takımı düzenine dönüp, sene sonu bu sisteme uyacak savunmacılarla tekrar denesek sanki daha iyi olacak gibi.
Önümüzdeki maçlara bakıcaz,ama bu sistemle mi bakacağız?